Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu insanlara her gün yenilerinin eklendiğini dolayısıyla adım adım toplumun ruh sağlığının bozulduğunu söylesem yalan olmaz
İstatistiki raporlarda bunu doğruluyor Ruh Sağlığı Hastaneleri, deyim yerindeyse hınca hınç dolu.
Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer, ülkemizde şu an 10 milyon kişinin ruhsal rahatsızlığı olduğuna dikkat çekiyor
Ruhsal rahatsızlıklara yol açan pek çok faktör var. Yoksulluğu ve kötü yaşam koşullarını bu faktörlerin en tepesine koyabiliriz
Dr. Özer, 10 milyon insanın ruhsal rahatsızlığı olduğuna dikkat çekiyor, çekmesine de Peki, bu insanlar psikiyatri hekimden yeterince yararlanabiliyorlar mı? Tedavilerini yaptırabiliyorlar mı?
Ne gezer
Şimdi, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer e kulak verelim:
Ruhsal sağlığı bozulmuş kişilerin tedavisi açısından var olan ruh sağlığı sistemimizin yeterli olduğu söylenemez. Ruh sağlığı bütçesi sağlık bütçesinin yüzde 1 ini bile bulmamaktadır. Ruh sağlığı hizmetlerine ayrılan yatak sayısı olması gerekenin ancak onda biridir. Bu açıdan ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında sonuncu sırada yer almaktadır. Ülkemizde yüz bin kişiye düşen ruh hekimi sayısı 1.6 dır. Bu rakam dünya ortalamasının yarısı, Avrupa ortalamasının ise ancak 1/6 sıdır. Ruhsal sorunların tedavisi, sayısı ve imkanları yetersiz olan ruh hekimlerinin sırtına yüklenmiştir
Ruhsal sağlığı bozulmuş olan kişilerin tedavisinde çalışacak personel eksiklerinin tamamlanması, psikiyatri uzmanı, hemşire, klinik psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı sayısının arttırılması gereklidir
Var olan psikiyatri kadrolarının etkin ve verimli biçimde hizmet vermesini sağlamak için özel çalışan hekimlerin SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ile anlaşma yapmalarının sağlanması gerekir. Ruh sağlığına ayrılan hasta yatağı sayısı da gerekli düzeye çıkarılmalıdır. Bu amaçla kamu ve özel hastanelerde psikiyatri uzmanı ve psikiyatri yatağı bulunması zorunlu tutulmalıdır. Ruh sağlığına kavuşmanın bir lüks değil temel bir hak olduğunun tüm kamuoyuna benimsetilmesi, ruh sağlığı hizmetlerine ulaşmanın kolaylaştırılması gereklidir. Bu nedenlerle ruh sağlığı hizmetlerinin kamunun öncülük ettiği, nitelikli, eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve kapsayıcı biçimde düzenlenmesi zorunludur.
Tüm bu çabaların kalıcı sonuçlara ulaşabilmesi için hem hastaların, hem de ruh sağlığı çalışanlarının hak ve yükümlülüklerini düzenleyen bir Ruh Sağlığı Yasası nın çıkarılması büyük önem taşıyor.
Görünen tablo gerçekten vahim. Dr. Özer ayrıntılarıyla ortaya koymuş. Başka söze gerek var mı?