|
Susurluk davasının 'kilit ismi' olarak bilinen eski özel harekatçı polis Ayhan Çarkın, Ergenekon oluşumu ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.Çarkın, dönemin çok önemli bir siyasetçisinin Uğur Dündar'ın ölüm emrini verdiğini açıklamasının ardından bir çıkış da bugün Gazeteci Mehmet Ali Birand'dan geldi. Birand bugünkü köşe yazısında, Bana kimse Ergenekon'u savunmasın, YEŞİL'E BENİ ÖLDÜRMESİ İÇİN GÖREV VEREN DE ONLARDI dedi.
Kendi ağzından suikasti öğrendiği O GÜN DERNEK KURUP İNSAN AVINA ÇIKTILAR Dün, Türkiye’nin yakın tarihine damgasını vuran bir alışkanlığın, bir uygulamanın hesabını soran dev bir dava başladı. Vatanı korumak ve kollamak adına insanlar öldürüldü, faili meçhul cinayetler işlendi. Kimi çete lideri, kimi mafya babası, Devlet adına faaliyet gösterdi. Dernek kurup, Devletten destek alıp insan avına çıkanlar oldu. Kimi emekli asker, emekli polis veya savcı-yargıç-avukat grupları, toplantıları bastılar, darbe çığırtkanlığı yaptılar.
ERGENEKONCULARDAN EZİYET GÖRDÜM Bazılarına göre, Ergenekon tümüyle AKP iktidarının bir balonu, sadece muhalif-vatansever güçleri susturma çabasıdır. Bazılarına göre ise, Ergenekon vücudumuzdaki kanserin veya bağırsaklarımızdaki pisliğin sökülüp atılmasıdır. Bu dava darbecilerin, derin devletin kökünü kazıyacaktır, kazımalıdır. Ben her iki değerlendirmenin de abartılı olduğuna inanıyorum. Bütün gazetecilik yaşamım boyunca, halen gözaltında veya hapiste bulunan bazı Ergenekoncular tarafından eziyet gördüm.
ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİM “Ergenekoncu” veya “Derin Devlet” diye adlandırılan bu kesim, Ermeni sorunuyla ilgili hepsinden farklı düşündüğüm için, arkama halen hapis yatan bir mafya liderini taktı. O yıllarda Washington’da okuyan oğlum üzerinden tehditler savurdular.
Kürt sorununda olsun, Kıbrıs ve Yunanistan konularında olsun, resmi ideolojiyi kabul etmediğimden dolayı, ünlü Yeşil’e öldürülmem için görev verildi.
BUNLARI BEN YAŞADIM Yeşil’in İstanbul’daki evime gelip gözlediğini, konumunu çizdiğini ve vurmaya hazırlanırken birileri tarafından durdurulduğunu bana bizzat, MİT’in aynı dönemlerdeki üst düzey yetkilileri anlattı. Hala da yaşıyorlar ve görüşüyorum. Her karşılaşmamızda bedava yaşadığımı hatırlatıyorlar.
HEDEF GÖSTERDİLER Katıldığım nice konferanslarda bu adamlar tarafından hırpalandım... Ellerindeki yayın organları ve bindirilmiş kıtalarıyla hedef haline sokuldum... Şehit cenazelerinde ismen hedef gösterdiler...
KİMSE BANA ERGENEKONU SAVUNMASIN Bütün bunlardan sonra, kimse kalkıp Ergenekoncu diye adlandırılan kesimi bana karşı savunamaz. Benim gibi acı çeken, hayatı zehir edilen insanlar da Ergenekon davasına başka türlü bakarlar.
KİRLİ ÇAMAŞIRLAR ORTAYA ÇIKACAK Türkiye içindeki bu kanseri mutlaka atmalı. Artık, Devlet adına, Vatan sevgisi adına örgüt kurmak, katil tutup insan öldürmek, darbe örgütlemek alışkanlığı bitmeli. Ergenekon davasına ben bu gözle bakıyorum. İddianamede adı geçen veya gözaltına alınanların tümünü kastetmiyorum. İçlerinde bu işlere karışmamış olanlar bulunduğunu da biliyorum.
Ancak, Ergenekon davası bir sembol olarak çok önemli. Türk yakın tarihinin kirli çamaşırları ilk defa bu davada ortaya çıkacak. Ne yazık ki, en tepelere kadar gidilemeyecek belki, ancak yine de yeni bir başlangıç olacaktır. ensonhaber
|