|
Halk arasında Büyük SSK olarak anılan Çukurova Devlet Hastanesi’nde, eski günlere dönüldü. Bildiğiniz gibi hükümetin, vatandaşlar tarafından memnunlukla karşılanan iyileştirici önlemler, özel sağlık kuruluşlarının devreye girmesi, istenilen eczaneden ilaç alma serbestisi gibi uygulamalarla, devlete bağlı bu hastanelerde büyük rahatlık sağlanmıştı. Ancak geçtiğimiz günlerde, rahatsızlığımız sebebiyle gittiğimiz bu hastanede yine eski günlerdeki gibi kuyrukları gördük. Keşke yanımızda bir fotoğraf makinası olsaydı da çekseydik. Bir çok sorun tespit ettiğimiz Çukurova Devlet Hastanesi’nde vicdan ve tıbbi etik açısından insanı en yaralayan görüntü şuydu: Yaşlılık ve muhtaçlık raporu almaya gelen ve bazıları yürüyemeyecek kadar düşkün olan yaşlı hastalar, hınca hınç kalabalık içinde, güçlükle doktorları dolaştırılıyor. Çoğunluğu tekerlekli sandalyede olan bu hastalar, ortopedi, fizik tedavi, nöroloji, dahiliye, göz, cildiye gibi servislerin çoğuna sevk ediliyor. O yoğunluk içinde, yatalak durumda olanlar da var. Yakınları tarafından tekerlekli sandalye veya sedyelerle buraları dolaştırıyorlar. Muayene sırası, tahlil verme, film çektirme, sonuçları alma derken, tuvalete bile gidemeyecek durumdaki bu insanlara büyük sıkıntı çektiriliyor. Böylece bir hastanın 4-5 gün hastaneye gidip gelmesi gerekiyor. Bunlar zaten yaşlı ve yoksul oldukları için hangi imkanla, hangi taksi parasıyla buralara gidip gelecekler. Yürüyemedikleri ya da yürümekte, oturmakta zorlandıkları için tuvalet ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklar? Neden bu insanları bu kadar dolaştırıyor ve bekletiyorsunuz? Adı üstünde bu insanlar “muhtaç…”, “düşkün…” Bu yaşlı insanları saatlerce, günlerce kalabalık koridorlarda en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılarak dolaştırmaya gönlünüz nasıl razı oluyor? Bu nu önleyemez misiniz? Örneğin, BU HASTALARI BELLİ GÜNLERE GRUPLANDIRABİLİR VE O GÜNDE BÜTÜN DOKTORLARIN HAZIR BULUNDUĞU BİR ODADA MUAYENE EDEBİLİRSİNİZ. Bu bu kadar basittir. Sizin için küçük bir kafa yorma ve düzenleme ile bu insanlar ve yakınları için çok büyük bir sorunu çözmüş ve gerçek Avrupa Birliği vatandaşı anlayışında davranmış olursunuz. Bence, yoğun işlerinizden bunu düşünemediniz. Belki birilerinin hatırlatması gerekti. Biz de size hatırlatmış olalım. Lütfen, Allah aşkına, insan aşkına şu sorunu bir çözün. Mehmet SERBES
|