SAYGI ÖZTÜRK

Saygı Öztürk’ün yeni kitabı: BELGELERLE ERGENEKON Gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Türk basınında “Ergenekon”un hep “ilk”lerini yazdı. Evinde, Ergenekon belgeleri bulunan ve halen Kanada’da yaşayan Tuncay Güney’in “hamam” olduğunu ortaya çıkardı. Olayın taraflarıyla defalarca görüştü, geçmişte soruşturmanın niçin yarım kaldığını “Belgelerle Ergenekon” kitabında topladı. DEVAMI İÇİN TIKLAYIN
Kamudan
SON DAKİKA
Trafik Kameraları
|
|
Rüşvet kameraya takıldı |
|
|
|
Fuhuş çetesinin polisle işbirliği çarpıcı diyaloglarla ortaya çıktı. Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla yapılan ikinci büyük fuhuş operasyonunda çökertilen Mustafa Kalemdar liderliğindeki şebekeyle ilgili soruşturma dosyasına giren detaylar var. Çetenin polisle işbirliği çarpıcı diyaloglarla ortaya çıktı. Çetenin polisin kendileri hakkında yaptığı araştırmaları öğrenmek ve yapılacak baskınlardan önceden haberdar olmak için İstanbul Bölge Polis Polikliniği Üroloji Hekimi Dr. Malik Evren’e 100 bin dolar rüşvet verdiği iddia edildi.
İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Kasım 2009’da düzenlenen ikinci büyük fuhuş operasyonunda liderliğini Mustafa Kalemdar’ın yaptığı çeteye ağır darbe vuruldu; 100’ü hayat kadını 132 kişi gözaltına alındı. Polisin operasyondan 1 yıl önce başlattığı teknik takibin sonucunda çökertilen çete ile ilgili şok edici telefon görüşmeleri ve fotoğraflar, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma dosyasına girdi. İstanbul’u mesken tutan fuhuş çetesinin işlerini yürütebilmek için polisle de sıkı bağlantılar içerisine girdiği, yüksek meblağlarda rüşvetler vererek dokunulmazlık sağladıkları da ortaya çıktı. ‘Dolu gel, emaneti getir’ Çete kendileri hakkında yürütülen soruşturma hakkında bilgi alabilmek için İstanbul Bölge Polis Polikliniği Üroloji Hekimi Dr. Malik Evren ile 100 bin dolar karşılığında anlaştı. Paranın teslim edileceği yer olarak ise Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü binası seçildi. Telefon görüşmelerinde “Dolu gel, emaneti getir” diye çete liderini uyaran Dr. Evren, çete üyelerinin emniyet müdürlüğü binasına girebilmesi için kapıda görevli polislere gelecek aracın plakasını bildirdi. Öğle saatlerinde emniyet müdürlüğü binasına gelen çete lideri Mustafa Kalemdar, içerisinde 100 bin dolar bulunan çanta ile siyah renkli 34 FT 7880 plakalı Peugeot marka araçtan indi. Çete liderini müdürlük binasının otoparkında Doktor Malik Evren karşıladı ve para dolu çantayı aldı. Çete liderine İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün fuhuş çeteleri ile ilgili yürüttüğü soruşturma hakkında bilgi verdi. Çete lideri ile emniyet doktoru arasındaki bu gizli rüşvet görüşmesi Emniyet Müdürlüğü’nün kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Polisin daha sonra yaptığı araştırmada da 34 FT 78 80 plakalı aracın çete lideri Mustafa Kalemdar’a ait Büyük Koza Otelcilik Turizm ve Ticaret Ltd. Şti’ne ait olduğu belirlendi. 10 TL’ye sağlıklı raporu
Çete üyelerinin hastalıklı hayat kadınlarını çalışmaya devam edebilmeleri için Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi doktoru ile anlaştıkları ve 10 TL karşılığı sağlık raporu aldıkları da belirlendi. Çete lideri Mustafa Kalemdar gece kulüplerinde ve otellerde bulunan hayat kadınlarına sağlıklı raporu alabilmek için Deri ve Zührevi Tenasül Hastalıkları Hastanesinde görevli Tıbbi Teknolog Osman Büyükkaya ve Laboratuvar teknisyeni Beyhan İşler ile anlaştı. Çetenin bu anlaşma ile baskınlardan sonra hastaneye sevk edilen hayat kadınlarından alınan kan örneklerinde usülsüz işlem yaparak hastalıklı kadınları sağlıklı gibi gösterdikleri iddia edildi. Çetenin bu iş için anlaştığı hastane görevlisine, kendi arkadaşları bile yaptıkları telefon görüşmelerinde “10 TL’ye bu yapılır mı” diyerek isyan etti. İstanbul fuhuş başkenti
Soruşturma dosyasında yer alan bir fotoğraf dosyada “İstanbul’un fuhuş başkenti” olarak nitelendirildi. Polisin hazırladığı fezlekede “Tüm bu yaşananlardan sonra suç örgütünün özellikle eski Eminönü ilçesi ve Fatih ilçesinin sınır bölgesinde giderek güçlendikleri, yandaki fotoğrafta gösterilen bölgenin tamamen geceleri fuhuşun başkenti hüviyetine büründürdükleri, bu nedenle vatandaşların bölgeden aileleri ile geçemez hale geldiği anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı. İlk operasyonu “tarihi fırsat”
Başbakan Erdoğan’ın talimatının ardından fuhuş çetelerine yönelik başlatılan operasyonların hız kazanmasıyla 2008’de Fatih-Aksaray bölgesinde fuhuş yaptırdıkları tespit edilen Bülent Alıcı liderliğindeki çeteye yapılan baskının ardından, Mustafa Kalemdar ve çetesinin büyük sevinç yaşadıkları da belirlendi. Çetenin, polis tarafından darbe vurulan rakip çetenin meydandan çekilmesiyle işlerini daha da büyütecekleri izlenimine kapıldığı ortaya çıktı. Polisin teknik takibinde olduklarından farkında olmayan çete liderinin oğlu Ayhan Kalemdar, bir çete üyesi ile arasındaki telefon mesajında, “Seran da mühürlenmiş. 3 ay kapalıymış. Bugünlerde çok dikkatli ve özverili çalışacağız. Tüm birimlerimizle bu tarihi fırsatı en iyi biçimde değerlendireceğiz” ifadeleri yer alıyor. Çete polis iç içe
Teknik takibe takılan bazı telefon görüşmeleri, çete ile polisin nasıl işbirliği içerisinde olduğu gözler önüne serdi. Çete lideri Mustafa Kalemdar ile emniyet doktoru Malik Evren arasındaki bir telefon görüşmesinde Evren’in “İstediğin oldu mu? sorusuna Kalemdar “Evet” şeklinde cevap veriyor. Bunun üzerine Evren “Şimdi başkan aradı beni. O kaçmış o şerefsiz o.. ç.. Ama alacaklar merak etme. Ben sana bi haber vereyim. Şu anda da operasyonlar var” diyor. Kalemdar bir telefon görüşmesinde çete üyesine, “O senin amire telefon et. Bizim dükkana bir a.. k.. tombalacısı 3 el ateş etmiş. Şimdi bunu alsın da bir güzel benzetelim” diyor. Bir başka telefon görüşmesinde bir emniyet mensubu çete üyesi İbrahim Tayfun Aktaş’a “Şimdi Güzeltepe’yi denetlemeye gidiyorum. Sen şimdi telefon aç ona. Sana gizli denetlemeye geliyor haberin olsun de” diye talimat veriyor. Emniyet müdürlüğünde görevli polis memuru Mehmet Mahsun Eroğlu ise çete üyesi Şefarettin Bektaş ile yaptığı görüşmede ‘155’e bir tane senin şeyin geldi. Bir tane faksın geldi senin tamam mı? Hasan’a ben müdüre veririm dedim. Hasan’ın elinden aldım. Gittim tuvalete paramparça ettim, şeyin içine attım” şeklinde konuşuyor. Bazı emniyet müdürlerinin de çeteden rüşvet aldığı ortaya çıktı. Zonguldak Emniyet Müdürü Ahmet Kaplan’ın polis memuru Sıddık Yapıcı aracılığıyla çete lideri Mustafa Kalemdar’dan para istediği ve telefonda, “Sıddık teşekkür ettiğimi söyle 2 bin göndermiş” şeklindeki konuşması soruşturma dosyasına girdi. Vatan / Savaş Akın
|
|
ONLINE KULLANICI
MEB E-OKUL


|